Başlangıç anlatımımda ön yargılı davranıp yazımı okumaktan vazgeçmemenizi önemle rica ediyorum. Bilgisayar 20. yüzyılın ortalarında 1945 yıllarında keşfedildi. Bundan yaklaşık 20 yıl sonra Türkiye’de bilgisayar teknolojisi ile tanıştı. Türkiye’ye gelen ilk defa karayollarında kullanılmaya başlandı. Daha sonra 1985 yılında kullanılmaya başlayan ve yine bundan yaklaşık 10-20 yıl sonra Türkiye’ye gelen internet ile de bilgisayarlar geniş bir ağ kurmaya hazır hale geldiler. Şimdi de ülkemize internet geleli yaklaşık 15 yıl oluyor. Bu bilgileri konuma başlamadan önce bilmenizin faydalı olacağını düşündüm.. 15 yıldır internete sahip olan Türkiye de gelişimler, zaman içinde ekonomik bilgisayarların üretimi ve toplum içinde işleri kolaylaştıran bir makina olarak görülmesiyle, artık her 10 evin 9 unda yer alıyor.

Çoğalan bilgisayar ve internet kullanıcı sayısı, artan bilgi paylaşım alanları ile bilgisayar ve internet sayesinde bir kaç fare hareketi ve klavye tuşlamaları ile dünyanın öbür ucundaki bir anlık ya da kaydedilmiş bilgiye saniyeler içinde ulaşabiliyorsunuz. Günümüzde böylesine inanılmaz hıza ve kaynak çokluğuna sahip olan internet ile artık aklınıza gelen her konuda yeterli bilgiye sahip olabiliyoruz. Bizde kendi düşüncelerimizi fikirlerimizi paylaşıyoruz. Yapılan sanal uygulamalar sayesinde artık sesinizi tüm dünyaya duyurabiliyorsunuz.

Böylesine harika bir teknolojinin, tek tık ile milyarlarca hesap yapabilen bir bilgisayarın, sınırsız bilgi paylaşım ağına sahip olan internetin ülkemizdeki son durumu nasıl acaba?

Zamanla artan kullanıcı sayısı ile bir ticari alanda da büyük rolü olan internet, e-ticaret ve reklamlar ilede bilgi paylaşımı olduğu kadar para konusunda da kazanç sağlamaya başladı. İşte şimdi konu sanırım buradan başlıyor..

Yukarıda bahsettiğim açıklamaları sıkılmadan okuyup buralara kadar geldiyseniz ne alâ (: Mevzu aslında biraz derin. İnsek bir çok konuyada girebiliriz burdan. Ama ben bahsedeceğim konuyu özetle savunmak ve açıklamak istiyorum. Yukarda internet ve bilgisayar üzerine saydığım onlarca iltifatı ve olumlu şeyleri görüyorsunuz. Böylesine harika özelliklere ve inanılmaz yetkilere sahip olan internet bir o kadarda tehlikeli. İçinde barındırdığı sınırsız bilgi ve kaynaklar ile sizi dünyanın en zeki alim insanı yapacağı gibi sizi dünyanın en saf en asosyal ve en cahil insanına da çevirebiliyor ne yazıkki. İşte üzücü olanı da, güzel vatanımızda sanal ortamın bu olumlu taraflarından çok, ağırlıklı olumsuz, gerileştirici, vakit harcatan ve boş işler üzerinde saatlerce uğraşmamızı sağlayan tarafının daha ön planda olması.

İnternet nedir? Ne işimize yarar bunlar? Bilgisayarla, internetle neler yaparız? Diye sorduğumuzda şimdi aklımıza gerçek üstü inanılmaz görüntü kalitesinde binlerce oyunlar, binlerce arşiv ve harika ses sistemleri ile sınırsız müzik keyifleri, arkadaşlık, sohbet ortamları ile yeni binlerce arkaşlarla tanışma, eğlence siteleri ve binlerce forumlar ile sınırsız eğlenceler geliyor. Elbet kötümser olmayalım harika çalışmalar gösteren firmalar ve internette faydalı işler çeviren onlarca yazar, geliştirici ve programlamacılar da var. Ama dediğim gibi günümüzde şuan en baskın olan tarafı malesef olumsuz olanlar.

Bu durumda Türkiye’de internet gençliği sömüren, sosyal ve kültürel olaylardan uzaklaştıran, hayatında bir bağımlılık unsuru olarak yaşamını basit, sıradan ve bilgisayara bağlı hale getiren ve her açıdan olumsuzluklara yol açmar hale geliyor. “Hayır? İnternet harika bir bilgi hazinesi, aynı zamanda eğlence ve interaktif bir ortam. Bu kadar kötü bir şey değil. Şuanda binlerce kütüphanede ve milyonlarca kitaplarda yazan bilgi bir kaç saniyede elinin altında !? Alışveriş ve e-ticaret ortamları ile bir kaç dakikada oturduğumuz yerden işlerimizi hallediyoruz ve alışveriş yapabiliyoruz. Bütün dünyaya kuş bakışı bakabiliyoruz. Bu bahsettiklerimin sonu gelmez, internet tam anlamıyla kişisel ve kitlesel gelişimi on katına çıkartır. !!”… Ortada tuhaf bir çatışma oldu sanki? Bu yüzden bu olaya şunu örnek gelsin; Su yaşam kaynağıdır, aynı zamanda temizliğin ana maddesi. Eğer o suyun içine atlarsak boğularak ölürüz..

Şimdi günümüzde kendini o suya atarak öldüren, sana can verecek olan şeyi ölümüne çeviren milyonlarca insan var. Burda suyun hiçbir suçu yok, yani sorunu bilgisayarda ya da internette aramanın da bir anlamı yok.

Ben şu zamanıma kadar birçok yabancı ve yerli internet ortamlarında ve web sayfalarında dolaştım. Yabancılar hem bunu önceden keşfetmenin ve bu keşfi yapacak kadar zeki olmanın etkisi ile internet ortamında çok başarılı projelere el atmışlar. Ve gördüğüm paylaşılan profesyonel yazılımların %80 lik kısmı açık kaynak halinde. Yani isteyen herkes bu yapılmış yazılımın nasıl yapıldığına bakıp tüm gelişim bilgilerine sahip olabiliyor. Sonra bu veriler ile o yazılımı kendiside geliştirebilir hale gelebiliyor. Bu şekilde milyonlarca proje ve bilgisayar tabanlı çalışmaların hepsi açık kaynak halinde. Bu halde o verilere herkesin ulaşmasını sağlayıp yapılan çalışmaları daha da güçlü hale getiriyor. Yani bilgi ve gelişimde hiçbir ticari amaç gütmeyerek gelişimin önünü ardına kadar açıyorlar.

Yabancıları geçelim günümüze, Türkiye’ye gelelim hadi? Şuanda Türk kaynaklı binlerce forum var. Bunların yaklaşık 2 milyon üyeye sahip olanından tutun günde milyonlarca kişinin ziyaret ettiği ve birsürü konunun tartışılıp paylaşımların yapıldığı ortamlar mevcut. Peki bizlerin bu paylaşım ortamlarına yaptığı eklentilere bakalım? Bunada her 10 forum sitesinden 7 sinde, hatta ne yalan söyliyeyim hepsinde karşılaştığım şu durumun resmini gösterip örneklemek istiyorum ;

Bir mim konusunda dile getirdiğim küçük bir cümlem vardı. Bilginin yem olarak kullanılması. Ağır bir kelime olabilir belki? Öyle demeyelim ha içerisinde o kadar bilgi var o kadar şey paylaşıyorlar bizlerle. Fakat içerisinde öyle bir engel olan forum sitelerindeki o duruma bir türlü bir anlam vermiş değilim. Amaç paylaşım değil sanki? Ya da ikinci planda paylaşım var. Birisi aramalar yaparak sitesine geliyor aradığı şeyi buluyor ama ona sahip olabilmesi için o siteye üye olması gerekiyor. Birincisi ben o siteye belki birdaha hiç girmeyeceğim. O siteye üye olmam bana birşey kazandırmayacak. Hatta bir email hesabı olmayan, interneti ender kullanan sıradan bir yardım arayıcısı için bulduğu kaynak engellenmiş olacak. Sitesinde binlerce üyesi olacak belki, ama hepsi bir kere üye olup birdaha oraya girmeyecekler bile. Ortalıkda dönen saçma birşey olduğu zaten ortada. İşin altında böyle bir saçmalığa sebeb olan şeyde zaten amacın bilgi paylaşımdan önce ticari olarak ordan bir gelir elde etmeyi planlaması. Bu olayın kazanç mantığıda; O siteye reklam verme ücreti sitenin üye sayısının fazlalılığına eş orantıda artması olacaktır. Yani sizi üye yapmalarındaki amaç, site üye sayısını milyonlara çıkartıp daha sonra sitesini çok ziyaret edilen bir sayfa olduğunu göstererek, kazançlarını bu şekilde arttırdığı ziyaretçi sayıları ile yüzlere katlayacak. Size bir kaç paragraf yukarıda bahsettiğim açık kaynak paylaşım olayını düşünün. Ve gelişimi gerçekten kimin hak ettiğini anlayın..

Bu anlattığım olup bitenlerden sadece birisi. Birde diğer büyük saçmalık olan saçma reklam çılgınlığına girmek istiyorum. Google adsense üzerinden yayınlar yapıldığı için milyonlarca siteyi kaplayan insanı resmen cahillik ve dolandırıcılık ile kandırmaya çalışan ve son zamanlarda iyice suyu çıkan yüzlerce reklamlar. Şimdi size o reklamları birde gerçekten düşünerek yorumlamanızı istiyorum. Şu aşağıda resimlerini koyduğum bunlardan birkaçı sadece. Belki artık alıştığımız için reklamları pek dikkat etmeyiz ya da güler geçeriz ama, ben şimdi biraz olsun düşünün diyorum ;

Para kazanmak işte artık bu kadar kolay. Tarkan dünyaca ünlü bir sanatçı o bir megastar. 7 yaşında çocuk bile tanıyor Tarkan’ı. Onuda geç soru ney? Hangisi Tarkan şarkısı. Durun ben size söyliyeyim cevabı, C şıkkı. İşte kaptınız 250 kontürü, hepsi bu kadar.  Bir kaç sitede daha gezin farklı sorularıda var, onlar daha kolay. Afedersiniz, ne enayiler var dimi? Şimdi burda durun düşünün biraz, acaba kim enayi yerinde. Tıklamayıda bırakın sizin karşınıza şöyle bir reklam çıkartılması bile resmen size hakaret. Ya olanların farkında değiliz ya da olacakların… Hadi geç bunu Musa, o bişey mi bas evlen çıkmış. Gerçi artık evlenmek isteyen TV ye de çıkıyor, hemen canlı yayında buluyorlar 70 milyondan bir tane.  Onuda geç bak işte daha kolayı çıkmış,  bas evlen 10 dk nı alır…  Bilmiyorum ama ya gerçekten cahiliz, ya da hayat bu kadar basit ve ucuz. Ama ortalıkta çok saçma işlerin dolaştığı kesin. Şunuda unutmayın, belki siz hiç bu reklamlara tıklayıp kanmadınız, biz tabiki cahil değiliz dediniz, eminim öylesiniz ama eğer bu reklamlar hala sitelerde dolaşıyorsa sizde emin olun ki bunlara kanan ve tıklayan milyonlarca insan var.

Evet Musa iyi güzel konuştun yazmışsın up uzun bir yazı, da? Çözüm ne sen bize onu söyle. Bizde gördük bunları anladık var bir saçmalık, ama bu işin çıkar yolu ney? Evet bu işin bir çıkar yolu var. Oda sizin kafanızın içinde gözlerinizin arkasında size bakıyor. Size o kadar yakın olan birşeyi bırakında ben anlatmayayım.

İşte farkında değiliz kafamızda ve elimizde nelere sahip olduğumuzun. Suda boğuyoruz kendimizi.

Ben bu derin konumda isterdimki daha fazla derinlere inip daha çok şeyler anlatayım.  Şimdilik sizlerin bu açtığım konular hakkında düşüncelerinizi bekleyceğim. Daha insek dipsiz kuyu misali gideriz, işin ucunda düğüm var. Olmadı düğümlü yeri keseriz.

Eğer anlattıklarımda sürç-ü lisan ettikse affola, kendimi biraz olsun ifade etmenin mutluluğuyla sözlerime burada şimdilik son vermek istiyorum. Yazdıkalrımı şu satıra kadar okuduysanızda sizlere ayrı ayrı teşekkür dileklerimi iletiyorum.. Ne güzel dimi, adam birşey yazıyor bizi bilgilendiriyor, bize birşeyler anlatıyor, sonunda da teşekkür ediyor. Şimdi ben bu yazının başına bu içeriği okumak için üye olun deseydim neler olurdu acep. Bir sonraki sanal serüvenlerde görüşmek üzere esen kalın..

Bu konuyu, yazımı okuyan tüm blog yazar arkadaşlarıma mimliyorum..
(+mim: Ali, Bilal, İbrahim bir de Orçun)

Sallaa, dünya batmış bizmi kurtaracağız Musa. Takma kafanı bunlara sende bas işte evlen, al külçe altınını, kontürünü.  Ne takılıyorsun bunlara, gir üye ol sitelere 2 dk nı almaz ne olacak. Geç bunları. Daha önemli sorunlarımız var bak ekonomik kriz var. Senle sinemaya gidelim kafan dağılır, hem süper bir film çıkmış adam çıkıyor küfür ediyor, adamları dövüyor, hayvan taklidi yapıyor, ne komik varya ne güzel. Bizim sınıftada çok seviyorum bir arkadaş var onun taklidini yapıyor….

  1. Alperen diyor ki:

    İçinde bulunduğumuz durumu en iyi şekilde dile getirdiğin için teşekkür ederim Musa.

  2. bilal diyor ki:

    musa son zamanlarda konuşulan konulara bolca ışık tutmuş … Geçenlerde musa’ya bu konulardan dem vurmuştum. sanallık sanal olma .. ve hızımı alamayıp msn i temizlemiştim :D Şimdi düşünüorum da aslında herşey insanın iradesine bağlı .
    Ama internet ortamında kimsenin iradesine sahip olabildiğini de göremedim şu ana kadar… Durum vahim !!!

  3. Hasan diyor ki:

    kardeş düşüncelerine aynen katılıyorum şu dandirik hocanın bi sözü vardı beyaz hocanın

    internet bit bıçak gibi ister ekmek keser siniz ister adam kesersiniz derdi:)

    emeğine sağlık full okunması gereken bir yazı olmuş

  4. Tamer diyor ki:

    Kelimesi Kelimesine Katılıyorum … Diyecek Başka Bir Söz Yok Zaten , Üşenmeyip Yazmışsın Eline Sağlık :)

  5. free_media diyor ki:

    Öncelikle konuya gösterdiğin duyarlılıktan ötürü seni kutluyorum. Türkiye’de var olan yanlışlar herkesin dilinde. Ama çok az kişi bu yanlışların önüne geçebilmek amacıyla bir şeyler yapmak için çaba harcıyor. Bir bananecilik ve vurdumduymazlık almış başını gidiyor. Senin kendin imkanların ölçüsünde internet alemindeki yanlışlıkları ve olumsuz gelişmeleri çevrene duyurarak, önleme arayışın umarım ses getirir. Bireysel olarak bu konuda yapacağın girişimlerin arkasında her zaman olurum. Bu toplumsal duyarlılığı hepimizin göstermesi gerekiyor. Bize bu konuda gereken adımları atmakta yardımcı olursan seviniriz Musa kardeşim.

  6. Uur diyor ki:

    Musa, gerçekten güzel olmuş sonuna kadar okudum, O reklamlar gerçekten rezillik ötesi :)

  7. Lost 5. Sezon diyor ki:

    Katılmamak ne mümkün =) Harika tespitler… Hepimizin düşüncelerini yazıya geçirmişsin…

  8. Pedonot diyor ki:

    Katılmamanın namümkün oldugu bir konuya parmak pasmışsın musa hem takdir ettim üşenmeyip bu kadar uzun yazı yazmanı (Y) başarılar kardeşm

  9. Mete diyor ki:

    Musa ilk olarak çok güzel bir yazı olmuş,tebrikler.Dediklerine harfi harfine katılıyorum.Benimde ilk başta sinir olduğum; forumlarda veya bloglarda üye zorunluluğu.Resmen bilgi kısıtlanıyor.”Bilgi yem olarak kullanılıyor” cümlesi cuk oturmuş. Benimde en sevmediğim şeylerden birisidir. Böyle sitelere adımımı bile atmam.

    Tekrar teşekkürler.

  10. fatih diyor ki:

    eline sağlık musa çok süper olmuş teşekkür ederim-iz… :) (:

  11. Burak diyor ki:

    Yazıyı sonuna kadar okudum.Çok iyi bir noktaya değinmişsin musa.Teşekkürler.
    Sana her türlü katılıyorum.Çok haklısın.İnsanımız interneti oyun,sohbet,eglence için kullanıyor. Sadece %30 u araştırma için kullanıyormuş sanırım.Gazetede okumuştum.
    Eline saglk..

  12. eylos diyor ki:

    Bence bilinçsiz internet kullanıcılarınında bu konuda etkisi büyük. Mesela yukarıda yazdığınız yazıyı bir çok kişi okumayacak. Çünkü insanlar internette direkt sonuca uaşmak istiyor. Kendi blog sitemde ingilizce site tanıtımı yapıyorum insanlar yazıyı okumuyor direkt olarak yorum kısmına çevirmek istediği ingilizce kelimeleri giriyorlar!… Halbu ki okusa orada bir link var girecek ve işini görecek. Kısaca herkes hakettiğini bulur.
    Selamlar.

  13. şafak diyor ki:

    musa, ellerine sağlık süper bir yazı olmuş, aynısının video ile çekilmişni yapmıştım bir ara daha kolay anlasın bilinçsiz internet kullanıcıları diye ama gördüm ki alan memnun satan memnun…
    çünkü, 250 kontur almak için 100 kontür harcayanlar bi’ 100 kontür daha kaybetmek için can atıyor bu kadar gerizekalılar işte…

  14. [...] Şurada Musa beni ve tüm blogcuları mimlemiş. Ben de aradan uzun süre de geçse cevaplayayım dedim :Musa yeterince bahsetmiş zaten bu konudan. Ben daha çok zararlarından ve düzgün kullanılmadığından bahsedeceğim: [...]

  15. Gökhan diyor ki:

    Bu yazıyı okuduktan sonra resimdeki reklamları görünce siteden uzaklaşasım geliyor hakikatten insanları enayi yerine koyuyolar

© 2008 - 2009 teyt.org | rss | iletişim | wordpress