Mim dalgasını başlatan Burak‘ın da dediği gibi; Son zamanlarda Türk blogcuların sayısı gerçekten arttı. Tabi bu artış sadece blog camiyasında olmadı, Türkler internetin birçok alanında ciddi artışlar göstermeye başladırlar. Bu durumun iyi ya da kötü olduğu elbet tartışılır, ben bu konuda bir tartışmaya hiç girmeden bana yöneltilen mim doğrultusunda sorulan soruya cevap vermek istiyorum;
Yaklaşık 2 yıldır internet teknolojileri, web tasarım, programlama konularında blog yazıyorum. Çok ciddi ve profesyonel çalışmalarım olmadı, kendi çapımda basit çalışmalarımla birşeyler yapmaya ve bu yaptıklarımı internet günlüğümde paylaşmaya çalıştım. İlk zamanlarda gerekli gereksiz çoğu konuda yazı yazardım, çoğunluğu alıntı olurdu.
Gün geçtikçe alıntı yazılarla dolan taşan blog’a “benim blog’um” dediğimde içimde bazı burukluklar hissetmeye başladım. Tabi bu vicdan meselesidir, herkesde aynı hissi vermez bu doğaldırda. İlk açtığım blogum böyle yazılarla dolup dolup taşarken bu mesele nedeniyle artan ziyaretçi sayılarına bile sevinemiyordum. Zamanla blogumdan ilgiyi kestim ve bıraktım. Şimdi ise elde ettiğim bu vicdani ve mantıki tecrübe üzerine yeni bir blog ile yeniden yazmaya başladım. “Teyt”. Peki işte şimdi neden blog yazıyorum? (devamı…)

Web tasarımlarının da artık gerçekten sanatsal değerler taşıdıklarına inanıyorum. İşte 2009 yılının seçilmiş, trend olmuş, baktıkça bakılacak ve ilhamlar alınacak harikulade logo tasarımları için buradan buyurun. Hasan Yalçın‘dan duydum baktım etkilendim ve bende bunu duyurmak istedim.
İlk olarak bu güzel mimi bana şutlayan sevgili dostum Ali‘ye teşekkürlerimi iletiyorum. Dışardan seçkin program arayışında olanlar için güzel bir konu. Profesyonel kişiler kullandıkları harika yazılımları başkalarıyla paylaşmayı sevmezler, ama ben bu düşünceyi çok itici görüyorum. Zaten Türkiye’nin internet dünyasında bilginin yem olarak kullanılması ve en ufak şeyin bile ticarete dökülüp gelişimin sağlanmaması konusunda yeterince uzmanız. Şimdilik konumuz bu değil tabiki (: Başlığı, mim dalgasının adetini bozmamak için değiştirmek istemedim. Ben uzun zamandır tasarımla ilgilenmiyorum, bu yüzden programlamada kullandığım programları sizlerle paylaşacağım. Daha fazla uzatmadan giriyorum : (devamı…)
Bize şuanda su gibi gelip geçmiş olasada yaklaşık olarak 3,5 aydır mahkeme kararıyla kapatılan Youtube nihayet tekrar serbest bırakıldı. Aslında yasak olsun yada olmasın bizler onlarca youtube girme yöntemleri ile, çok rahat bir şekilde yasağı ortadan kaldırıyorduk, her ne kadar yasaklanma sebebi uygunsuz ve ülkemize karşı olumsuz içerikli videolar olmuş olsada. Bu sorunu yakın zaman da yeni yerelleştirme çalışması yaparak önüne geçileceği açıklandı. Yani bizler youtube.com.tr adresi ile zararlı içeriklerin engellenmiş olduğu bizler için filitrelenmiş bir Youtube’a gireceğiz. Sonuç olarak yasak Türk Youtube severlerini pek etkilememiş olsa bile en doğrusu elbette en yasal olanı.
Genelde her website tasarımında ve kodlanmasında yapılan rutin işlemler ve rutin araçlar vardır. Örneğin arkaplanlar, headerlar, formlar vs. gibi. Burada ki pratik 10 web aracı ile basit rutin işlemleri kolaylaştırarak farkedilmese bile bir website tasarımı için yaklaşık 6-7 saatlik bir zaman kazanmamızı sağlıyor. Arkaplanlar, web formları, css kutucukları, renk paletleri, fotoğraf galerileri ve bunların dahası için sizi şuraya, birde sayamadığım yüzlerce online oluşturucular içinde buraya davet ediyorum. Ve son olarakta bu yöntemler sayesinde kazandığınız zamanda da vakit geçirmek için de buraya. Hadi kolay gelsin
Browsershots adlı bu enteresan site sayesinde yaklaşık 30dk içinde web sitenizin 70 farklı browser ve işletim sistemi üzerinden ekran görüntüsünü alıyorsunuz. Eminim sitenizin diğer browserlarda nasıl göründüğünü merak ediyorsunuzdur. Ayrıca eğer isteyen olursada €10 ya da $15 kadarcık ücret ödeyene her hafta bu işlemi otomatik olarak gerçekleştiriyor ve sizi haberdar ediyor.