Blog yazmakMim dalgasını başlatan Burak‘ın da dediği gibi; Son zamanlarda Türk blogcuların sayısı gerçekten arttı. Tabi bu artış sadece blog camiyasında olmadı, Türkler internetin birçok alanında ciddi artışlar göstermeye başladırlar. Bu durumun iyi ya da kötü olduğu elbet tartışılır, ben bu konuda bir tartışmaya hiç girmeden bana yöneltilen mim doğrultusunda sorulan soruya cevap vermek istiyorum;

Yaklaşık 2 yıldır internet teknolojileri, web tasarım, programlama konularında blog yazıyorum. Çok ciddi ve profesyonel çalışmalarım olmadı, kendi çapımda basit çalışmalarımla birşeyler yapmaya ve bu yaptıklarımı internet günlüğümde paylaşmaya çalıştım. İlk zamanlarda gerekli gereksiz çoğu konuda yazı yazardım, çoğunluğu alıntı olurdu.

Gün geçtikçe alıntı yazılarla dolan taşan blog’a “benim blog’um” dediğimde içimde bazı burukluklar hissetmeye başladım. Tabi bu vicdan meselesidir, herkesde aynı hissi vermez bu doğaldırda. İlk açtığım blogum böyle yazılarla dolup dolup taşarken bu mesele nedeniyle artan ziyaretçi sayılarına bile sevinemiyordum. Zamanla blogumdan ilgiyi kestim ve bıraktım. Şimdi ise elde ettiğim bu vicdani ve mantıki tecrübe üzerine yeni bir blog ile yeniden yazmaya başladım. “Teyt”. Peki işte şimdi neden blog yazıyorum? (devamı…)

Başlangıç anlatımımda ön yargılı davranıp yazımı okumaktan vazgeçmemenizi önemle rica ediyorum. Bilgisayar 20. yüzyılın ortalarında 1945 yıllarında keşfedildi. Bundan yaklaşık 20 yıl sonra Türkiye’de bilgisayar teknolojisi ile tanıştı. Türkiye’ye gelen ilk defa karayollarında kullanılmaya başlandı. Daha sonra 1985 yılında kullanılmaya başlayan ve yine bundan yaklaşık 10-20 yıl sonra Türkiye’ye gelen internet ile de bilgisayarlar geniş bir ağ kurmaya hazır hale geldiler. Şimdi de ülkemize internet geleli yaklaşık 15 yıl oluyor. Bu bilgileri konuma başlamadan önce bilmenizin faydalı olacağını düşündüm.. 15 yıldır internete sahip olan Türkiye de gelişimler, zaman içinde ekonomik bilgisayarların üretimi ve toplum içinde işleri kolaylaştıran bir makina olarak görülmesiyle, artık her 10 evin 9 unda yer alıyor. (devamı…)

Kurban bayramımız mubarek olsun.
resimlerin dahası için buradan buyrun.

Bu sıralar yeni blog yazar arkadaşlarla tanışmamla beraber seri bir şekilde mim yağmuru altına tutuldum, bunlardan en çok ilgimi çeken ve desteklemekte ısrar ettiğim içerik hırsızlığı konusu oldu, blog yazarı arkadaşım E. Ali‘nin başlatmış olduğu ve Muhammet arkadaşımından bana mimlenmiş olduğu bu konuyu, E. Ali’nin yazısında anlattığını aynen sizlere paylaşmak istiyorum.

Özgün Olmayan İçeriğin Sakıncaları

Çoğu blogcular içerik olarak başka yerlerden yazı çalmaktadır. Sitelerini olabildiğince zengin içerikli yapmak istemelerindeki başlıca sebep reklâm gelirleridir. Google’dan Adsense hesabına sahip olmak nasılsa kolay…

Eğer siz de başka yerlerden izinsiz alıntılarla sitenizi şişiriyorsanız aşağıdaki satırları dikkatle okuyun:
Sitenizde yayınladığınız yazıların gerçek sahipleri sizi gerekli yerlere şikâyet eder. Böylece Google sizin Adsense hesabınızı temelli iptal eder ve artık hiçbir zaman kendi adınıza tekrar Adsense hesabı alamazsınız. Ayrıca birikmiş paranız varsa size ödenmez. Her gün bir iki blogcunun Adsense hesaplarının iptal edildiğini duyuyoruz. Oldukça yaygın bir şey. Hesabı kapanan blogcular hayret ediyor: Ben Adsense sözleşmesine uygun davrandım diyor. Oysa çok önemli bir şeyi hiç düşünmemişti: Çalıntı yazılar yüzünden çok kişi tarafından defalarca şikâyet edilebileceğini!

(devamı…)

Blog deryasında tanıştığım ve hala arkadaşlığımızı büyük bir zevkle sürdürdüğüm Yalçın, bir yıl daha yaşlanarak, artık ona “kaç yaşındasın ?” diye sorulduğunda oda koskoca onbeş yılın vermiş olduğu tecrübe ve birikimin edasıyla “15″ diyecek. İyiki varsın Yalçın, nice yıllara inş.

Türkiye’de interneti bilmeyenlerin bile bildiği, “arama” denildiğin de akla ilk gelen Google‘ın gerçekleştirmiş olduğu Insights for search hizmeti ile arananaların aranılması sağlanıyor. Ve aslında bu hizmet sayesinde hangi ülkenin hatta dünyanın internet üzerinden neler ile ilgilendiğini açıkça görebiliyoruz. Ben 2008 yılı içinde Türkiye’nin en çok aradığı kelimeleri inceledim ve baktığımda aslında diğer yıllarında bundan farksız olduğunu gördüm. Ne yazıkkı durum çok üzücü. Birleşik milletlerde ve diğer yabancı ülkelerde hiç yoktan ortalama 8. sıralarda olan sanal ansiklopedi ve bilgi kaynağı olan wikipedia varken Türkiye’de bu dereceye bile girmiş değil. Ve işte Türkiye’de ilk 10 da geçen kelimeler ;

  • youtube
  • oyun
  • mynet
  • facebook
  • msn
  • indir
  • haber

Diliyorum ülkemiz akıllanır ve aslında bir cevher olan ve istenildiğin de ucsuz bucaksız bilgilere ulaşmamızı sağlayan bu güzelim internet nimetini en doğru şekilde kullanır ve kendine bu fayda sağlayacak şeylerden zarar elde etmekten vazgeçer.

© 2008 - 2009 teyt.org | rss | iletişim | wordpress