İşte PHP üzerine yaptığımız çalışmalardan bir yenisi daha, phpr.org. Hazırlamış olduğumuz bu web hizmeti sayesinde php kodlarınızı bir hamlede şifreleyerek, kod koruma güvenliğini sağlayabilrisiniz. Sloganda dediğimiz ‘sadece çalıştır‘ burada ki amacı bence iyice ifade ediyor. Şuan internette bu hizmeti yapan bir kaç site daha mevcut. fakat bunlar işi profesyoenl düzeyde yaptıkları için ücretli. Bizde bu alanda ücretsiz ve aynı zamanda etkili birşey yapmayı planladık. Sonuca bakacak olursak phpr.org ile yapılan kod şifrelemelerinde şifrelenen bir kodu çözmek zor, hatta bazı durumlarda mümkün olmuyor. Bu yüzden ücretsiz olanların en oluru olarak nitelendirmek istiyorum (: Ben aslında açık kaynak taraftarıyım, fakat bazı durumlarda bu tür şeylere ihtiyaç duymuyor değiliz hani .. Buyrun hizmet hakkında biraz daha bilgi vereyim. (devamı…)
Ali‘nin bu mimini biraz geç de olsa şimdi sizlerle paylaşmak istiyorum. 19′ de 1280*1024 çözünürlükte bir ekran görüntüsüne sahip masaüstüm var (: Eski zamanlardan hatırlarım masaüstümde bir tanecik boş yer kalmazdı. Şimdi bir klasör oluşturdum ve masaüstümü haftada bir komple onun içine atıyorum (bkz: uzay klasörü), program kısayollarım hariç. Eğer sizin de masaüstünüz hemen doluşuyorsa öneririm, mesela Ali’ye mutlaka öneriyorum.. Ne demişler göz görmeyince gönül katlanıyor. Bende bu ekran görüntümde masaüstümdeki dosyaların boyutunuda belirtmek istedim. İşte mimin konusu ve bahsi geçen masaüstüm. Ve devamı için, Mert‘e ve Bilal‘e mimliyorum ..
Genellikle skD‘den kırma diye hitap ettiğim, 5 aydır blogumda kullandığım bu eşsiz temamı yeni yılın ilk paylaşımı olarak sizlere sunmak istedim. Aslında bir önceki yazıma nazaran bu yazımın ismine de yılın ilk yazısı diye geçecektim, ama gördüm ki artık böyle espriler ocak ayında hiç de iyi gitmiyor. Blogumu ilk açtığım zamanlar herkeste olduğu gibi bende bir tema ve ara yüz arayışı olmuştu, ki bu gerçekten çok zor bir iş.
Benim aklımda göz yormayan sade sevimli bir şey vardı, fakat kendi temamı yapacak kadar profesyonel olamadığım için hazır temalardan birisini beğenmeye çalışıyordum. Bir de o kadar çok varlar ki bir süre sonra blogumu kapatmayı bile düşünmüştüm. Ama sonra şükürler olsun ki sade düz bir tema buldum. (devamı…)
2008’in sonlarına doğru yaklaşırken, bitmekte olan bu son yılın son gününde blogumda bu yılın son yazısını yazmak istedim. 2008 yılını bitirip yep yeni taze bir yıla girerken, eğlenmek ya da farklı inançların etkisi altında bir gün geçirmek yerine daha faydalı ve kendi iyiliğimiz açısından daha mantıklı şeyler yapabileceğimize inanıyorum. Başta yeni bir yıla girmenin aslında düne göre bugün gibi, sıradan bir durum olduğunu düşünmenizi isterim.
Ama günümüzde bu durum öyle bir hâl almış ki, sanki yılbaşı bambaşka bir şeymiş gibi tasvir edilip, bir sonraki yıla geçeceğimiz gece yarısını gözlerde büyüten, amacın eğlence ve kutlamaların tavan yaptığı, hatta tavanı delip çatı yaptığı, toplumu galeyana getirip milyonlarca insanı deliler gibi harcamaya yeni şeyler satın almaya, içkilerin su gibi akılıp içildiği ve bunların üzerine sayısız sapkınlıklara ittiği bir gün halini alıyor. Bence biraz bu gün hakkında düşünmeyi deneyin.. (devamı…)
Başlangıç anlatımımda ön yargılı davranıp yazımı okumaktan vazgeçmemenizi önemle rica ediyorum. Bilgisayar 20. yüzyılın ortalarında 1945 yıllarında keşfedildi. Bundan yaklaşık 20 yıl sonra Türkiye’de bilgisayar teknolojisi ile tanıştı. Türkiye’ye gelen ilk defa karayollarında kullanılmaya başlandı. Daha sonra 1985 yılında kullanılmaya başlayan ve yine bundan yaklaşık 10-20 yıl sonra Türkiye’ye gelen internet ile de bilgisayarlar geniş bir ağ kurmaya hazır hale geldiler. Şimdi de ülkemize internet geleli yaklaşık 15 yıl oluyor. Bu bilgileri konuma başlamadan önce bilmenizin faydalı olacağını düşündüm.. 15 yıldır internete sahip olan Türkiye de gelişimler, zaman içinde ekonomik bilgisayarların üretimi ve toplum içinde işleri kolaylaştıran bir makina olarak görülmesiyle, artık her 10 evin 9 unda yer alıyor. (devamı…)